19. Yüzyıl Burjuvalarından bir kesit: “Emma.” 

 

     Jane Austen’ın en sevdiği kitabı olduğunu söylediği Emma kitabına yapılan sayısız adaptasyondan en sonuncusu bize Autumn de Wilde yönetmenliğinde geliyor. “Emma.” bizi 19. yüzyılın Hartfield’ine götürüyor. Bu film iki saat boyunca Emma Woodhouse’ın çöpçatanlığını ve 19. yüzyıl İngiltere burjuvalarının hayatlarını anlatıyor. 

 

     Küçük yaşta annesini kaybettiği için büyük bir evde babası, ablası ve hizmetçileriyle büyüyen ve babası tarafından şımartılan Emma Woodhouse  (Anya Taylor-Joy) hastalık hastası babasını evde yalnız bırakmamak için evlenmeyi reddeder ama ​​kendisi hariç herkes için evlilik düzenlemekten hoşlanır ve arkadaşı Harriet da  bir istisna değildir. Emma, Harriet için bir eş bulmayı kendini iyi gösterecek bir proje gibi görür bu nedenle de onu kendi gibi bir burjuva ile evlendirmeyi planlar.

 

     Bütün film boyunca kullanılan parlak renkler, garip açılar ve sahnelerde gölge olmaması biraz yorucu olmakla birlikte ilk sahnede Emma, ​​hangi çiçeğin kesileceği hakkında bir hizmetçiye talimat verirken çiçeklerin etrafında dönmeye başladığında, Emma’nın dünyaya olan dikkatsiz, ayrıcalıklı tutumu başarılı bir şekilde yansıtılmış. Bunların yanı sıra Alexandra Byrne tarafından tasarlanan kostümler de zamana çok uygun olmuş. 

 

     Film boyunca karakterlerin tek başlarına olduğu sahnelerde karakterlerin aslında bizden çokta farklı olmadığını ve aslında beraber olduklarında normal hallerinden daha dramatik olduklarını görebiliyoruz.

 

     Filmi kitapla karşılaştırmak gerekirse Mr.Knightly kitapta Emma’dan 16  yaş daha büyük ve aslında Emma’dan çok babasının arkadaşı olması gerekiyor ama filmde Mr. Knightly’i oynayan Johnny Flynn ile Emma’yı oynayan Anya Taylor-Joy arasında öyle bir yaş farkı gözükmüyor. Bunun nedeni günümüzde böyle bir ilişkiyi izlemenin seyirciler için rahatsız edici olması olabilir. Ayrıca kitapta Emma ile Frank Churchill arasındaki ilişkinin daha iyi anlaşılmasını sağlayan bazı sahneler yok. Filmde Emma ve Harriet’ın ilişkisi kitaptakinden daha soğuk bir şekilde sahnelenmiş ve Harriet karakterinin en önemli özelliği saf olması gibi yapılmış ama kitapta Harriet, Emma kadar akıllı bir kadındır; tek farkları Harriet’in yetim olmasıdır.

 

     Filmde az görmemize rağmen her gördüğümüzde bizi güldürmeyi beceren iki karakter, Mrs. Elton (Tanya Reynolds) ve Mr. Woodhouse’tır (Bill Nighy). Bill Nighy’nin Emma’nın hastalık hastası babasını oynuyor, kitaba karşın daha az sahnesi olmasına rağmen fon müziğiyle aynı ritimle konuşmasından, beklenmedik bir şekilde merdivenlerden atlamasıyla her sahnede bizi güldürmeyi başarıyor. Tanya Reynolds ise Hartfield’ın papaz yardımcısının karısını oynuyor ve sadece kahkahası bile bizi güldürmeye yetiyor. 

 

Ayşe Çarkoğlu 

 


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir