Arter’de Zamanı Durduran Bir Sergi Serüveni “Saat Kaç?”

 

    Zamanla yarıştığımız bu dönemde, gün içerisinde en çok sorduğumuz sorulardan biridir. Saat kaç?

    Sürekli sorduğumuz bu basit soru, sadece bir anı belirtmekle kalmaz. Süregelen tekrarı sebebiyle dünü, bugünü ve yarını kapsayan bir döngüye dönüşür adeta…

    Biz de resim kulübü öğrencileri olarak bir zaman yolculuğuna çıkalım istedik. Bu amaçla 15 Ekim Salı günü, çok özel bir sergiyi incelemek üzere, Arter’in Dolapdere’deki yeni binasına doğru yola çıktık. Ünlü mimar Nicholas Grimsaw’ın şirketi Grimsaw Architect tarafından tasarlanan, altı katlı modern bina içinde yer alan bu harika sergi, hedefimize ulaşmamızı sağladı.

Arter’in koleksiyonu kapsamında, 34 sanatçının 44 yapıtını ele alan; zaman, mekan ve bellek kavramlarıyla ilişkilendirilen yapıtları bir araya getiren  «Saat Kaç?» isimli sergi, kesinlikle görülmeye değerdi. Serigrafi, video art, video heykel ve pek çok farklı alternatif malzeme ve tekniklerle üretilmiş yapıtları inceleyerek; modern sanatın geleneksel yöntem ve biçimlerden ne kadar farklı bir anlayışla işlendiğine bir kez daha tanıklık ettik.

Sergi ile ilgili izlenimlerimizin bundan sonrasını, 10 F sınıfı öğrencilerinden Tuna Fırat’tan dinleyelim…

Salı günü gitmiş bulunduğumuz sergi beni çok etkiledi. Adı ” Saat kaç? ”olan sergi ; zaman, dönem, nostalji, zamanla kaybolan kavramlar  gibi konular işliyordu.  İronik bir şekilde sergideki eserlerin içerdiği mesajdan çok düşündüğüm;  insanın içinde bulunduğu zamanın değişmesi beraberinde,  sanatının da  aynı doğrultuda evrildiğini görmekti. 

Eskiden boya ve fırça kullanılırken, şu an  odanın ortasındaki  üzerine patates çivilenmiş bir  heykeli (Yerleştirme demek sanırım daha doğru olacaktır. ) de  sanat olarak kabul ediyoruz. Modern zamanla birlikte, sanatçıların kullandıkları malzemelerde sınırlama kalkmıştır. Sanatın konusu artık her şeydir ve sunulduğu  biçimde de  kısıtlama yoktur. 

Sanat eseri ve herhangi bir obje arasında çok ince bir çizgi vardır. Bu bolluk içinde, tam anlamı ile sanat olan ve olmayanın ayrılabilmesi ise çok güçtür. Çağdaş sanatın nerede başladığını; zaman içinde  kullanılan malzemelerinin nasıl değiştiğini, yöntemlerinin  nasıl farklılıklar gösterdiğini  sorgulatan bu sergide; ”sanatçı ”ve ”sanat” kavramlarının  anlamını yitirmesini görebiliyorduk. Son zamanlarda gelişen seri üretim ve  hız kavramlarını, modern zamanın günlük problemlerine bağladığımız ve bu sorunların sanatçının duygusal haline yansıdığını hissettiğimiz bir sergiydi.

 

 


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir